Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
İNDİRİLEN DİN'E EVET, ÖTEKİ DİN'LERE HAYIR
* Çocuklarınızın sizi Allah’a şikâyet edeceği güne hazır mısınız? * Kur'an'a abdestsiz dokunmak haram mı ? (Video) * Mehmet Akif: Birlik (Şiir-Video) * Veli Kültü * Selami Yordan: Bosna'da İlk Şehid! * Namaz Kıraatinde Sure sıralamasına riayet etmemek Mekruh mu? * Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor? * Arakan'da Müslüman Köyleri Kundaklanmaya Devam Ediliyor * Katılım sigortacılığı hayırlı olsun * İhvanın eski Genel Mürşidi Muhammed Mehdi Akif cezaevinde Şehid oldu

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 45651
Toplam 387223229
En Fazla 606285
Ortalama 152210
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Bugünün Avrupası 1930’ların Antisemit Avrupası Gibi

İslamofobi nasıl ortaya çıktı Bunda 11 Eylül saldırıları ve sonra devam eden radikallik ve terör etkili oldu. Madrid, Milano, Paris ve Brüksel… İnsanlar da İslam'dan korkmaya başladı, bu kötülüğün kaynağının İslam'da olduğuna inanıyorlar. Aslında işin aslı böyle değil. Araştırmalar bu kişilerin İslamiyet'i seçmeden önce radikalleşmiş olduğunu gösteriyor. Bu iş çok
2017-09-25 - 22:58

Bugünün Avrupası 1930’ların Antisemit Avrupası Gibi

 

 

Leo Lucassen. Amsterdam'da bulunan Uluslararası Sosyal tarih Enstitüsü Araştırma Direktörü. Türkiye'de bu merkezin araştırdığı ülkelerin arasında yer alıyor. Leiden Üniversitesi'nde de Küresel İstihdam ve Göç Tarihi profesörü. Araştırmalarını ağırlıklı olarak dünyadaki göçler üzerine yapıyor.

resized_f42b1-153fe345leodekupe.jpgLucassen göç sosyolojisi çalışmış, Avrupa'nın bugünkü iklimini 1930 antisemitizmin başladığı yıllara benzetiyor. Mevcut göç dalgasının sayısal olarak sorun olmadığını, Avrupa nüfusu içinde eriyebilecek bir rakam olduğunu düşünüyor. Ateistlerin sayısının arttığı Avrupa toplumlarında, dinin bir çatışma unsuru olarak öne çıkarılmasını eleştiriyor. "Müslümanlar zaten düşman, nedenini açıklamamıza gerek yok" şeklindeki görüşlerin Avrupa'ya empoze edildiğini ve aşırı sağın bastırmasının tehlikeli bir gidiş olduğu kanaatini söyleşi boyunca yansıtıyor.

ÖLENLERİN YÜZDE 85'İ MÜSLÜMAN

İslamofobi nasıl ortaya çıktı

Bunda 11 Eylül saldırıları ve sonra devam eden radikallik ve terör etkili oldu. Madrid, Milano, Paris ve Brüksel… İnsanlar da İslam'dan korkmaya başladı, bu kötülüğün kaynağının İslam'da olduğuna inanıyorlar. Aslında işin aslı böyle değil. Araştırmalar bu kişilerin İslamiyet'i seçmeden önce radikalleşmiş olduğunu gösteriyor. Bu iş çok karmaşık bir sorun. Oysa dünyadaki Müslümanların yüzde 99.5'i bu teröristlerden uzak kalmak istiyordur. Asıl kurban da Müslümanlar. Dünyadaki İslami terör saldırılarında ölenlerin yüzde 85'i Müslüman.

Bu korku siyasiler tarafından nasıl ateşlendi?

Fransa'da Le Pen ya da burada Wilders gibi popülistler değil, ana akım siyasetçiler de korku tellallığı yapıyor, Müslümanları güvenilmez olarak gösteriyorlar. Bu algı toplumda artıyor ve mültecilerden korkmamız gerek gibi düşünceler ortaya çıkabiliyor. Mültecilerin terörden kaçanlar olduğunu kimse konuşmadı. Üstelik terör saldırılarını gerçekleştiren bunlar değildi. Göçmenlerin Avrupa'da doğan ve burada radikalleşen çocuklarıydı. Onlar da çok küçük bir azınlık. Ancak büyük bir korku ortamı oluşturmak için bir düzine insan yeter ve teröristler de bunu istiyor.

AVRUPA'DA SİYASİ KRİZ VAR

Asıl problem mülteciler değil İslamofobi diyebilir miyiz?

Avrupa Birliği projesinin de sorunları var. Ben bir mülteci krizi var diyemem, Avrupa'da siyasi bir kriz var. Milyonlarca mültecilerden bahsediliyor. Ama ortada öyle bir rakam yok. Geçen yıl bir milyon kişi sığınma başvurusu yapmış, bu AB nüfusunun yüzde 0.2'si. Bu Avrupa'nın yönetemeyeceği bir sorun demek saçmalık. Problem Avrupa'nın yönetmek istememesi. Asıl sorun AB'nin bir blok olarak hareket edemediğinin farkına varılması. Birlik olursak yönetebiliriz diyorlar tabii ki yönetebiliriz.

Avrupalılar neden korkuyor?

İnsanlar kendi kimliklerini kaybetmekten korkuyorlar. Akademisyen olarak benim görevim bu korkuların yersiz olup olmadığını bulmak. Geçmişte bakabileceğimiz iki örnek var. Demin anlattığım 1990'lardaki göç, gelenlerin yüzde 75'i Müslümandı, hatta daha fazla Yugoslavya ve Kosova'dan gelenler de Müslümandı. 50 yıl içinde kültürel açıdan iyi bir şekilde entegre oldular. Şu anda gelen mültecilerin özellikleri öncekilerden farklı değil. İslamofobia düşüncesinde ilginç olan, demokrasi, özgürlük, İslam hakkında düşünme biçimleri. Müslümanların Avrupa'yı ele geçireceğini düşünüyorlar. Toplumun bazı kesimlerinde bu inanç fazla. Akademisyen olarak buna inanmıyoruz.

Avrupa'da Müslümanlara karşı kırılma noktası ne zaman yaşandı?

11 Eylül tabii ki çok büyük bir kırılma noktası ama bence daha önemlisi var. 1988 yılında Salman Rüşdi'nin kitabı basıldı ve daha sonra farklı dillere çevrildi. 1989'da İngilizce çevirisi yapıldı. Bu, Humeyni'nin Rüşdi'ye karşı fetva vermesinin hemen ardından gerçekleşmişti. Avrupa'da çalışan göçmenler sokağa döküldü ve kitabın yasaklanmasını istedi. Sokakları yaktılar vs. Batı Avrupa ilk defa kendi toplumunun içinde, Truva atı gibi, dini çok ciddiye alan insanlar olduğunu gördü. Bu bir dönüm noktası oldu. Yönetmen Theo Van Gogh'un öldürülmesi Hollanda'nın 11 Eylül'üydü. İnsanlar 1990'lardaki göç dalgasını unuttular. Derste anlattığımda, öğrenciler neden bahsediyorsun diyorlar. Ancak herkes Theo Van Gogh'u da unutmuyor.

DİNDEN KOPMUŞ ÜLKELER İSLAMOFOBİ'YE SARILIYOR

Din Avrupa için önemli mi?

1960'lardan sonra Batı Avrupa'da din yok olmaya başlamıştı. Kültürel değişim sonrası Hristiyanlık eleştirilmeye başlandı, birçok kişi ateist oldu. Batı Avrupa'da din birçok kişi için şüpheyle bakılan bir şey oldu. Sol görüş de öyle oldu. Rotterdam, Brüksel, Amsterdam gibi şehirlerde yaşanan olaylara en büyük tepki sağdan değil soldan geldi. 1960-1970'lerdeki kültürel devrimde aktif olan insanlar dine genel olarak tepki göstermeye başladı çünkü din özgürlük dışı görülüyordu. Bir açıdan haklıydılar. Yani sol görüşlü, gazetecilerin, aydınların insanların sokağa çıkıp Rüşdi'nin kitabının yakılmasını istemesinden rahatsızlık duyması garip değil. Ama durum değişti ve sağ görüş bunu sahiplendi. 1990'larda genel olarak Müslümanlar ve İslam'dan bahsedilirken bu algı hakim oldu,Müslümanlar bu prototipe sokuldu. Bazı makalelerimde benim Rüşdi zamanları diye tanımladığım bu dönem hem sağ hem de sol görüşlüler için dönüm noktası oldu. Göçmenleri atılması gereken Truva atı gibi gördüler. En fazla dinden kopmuş olan Danimarka ve Hollanda gibi ülkelerde de bu olaylar yaşandı.

SOL SİYASET İSLAMOFOBİK ÇERÇEVEYİ BENİMSEDİ

Solcular şu anki duruma nasıl tepki veriyorlar?

Bu, solu nasıl tanımladığınıza göre değişir. Çok fark var, ülkeden ülkeye değişir. Sosyal demokrat partiler, İngiltere'deki İşçi Partisi, buradaki sol partiler, hepsi İslamofobik çerçeveyi benimsedi. Ama Yeşiller gibi sol partiler ise karşı çıktı. Farklı görüşler var. Aslında sağda da böyle. Hollanda'ya bakacak olursanız sağ görüşlü Hristiyan partiler de ilginç bir şekilde bir ölçüde İslamofobiaya karşı. Çünkü birlikten yanalar, insanları prototipleştirmeye karşılar vs. hem sağda hem de solda bölünme var.

Doğu ve Batı çatışmasında Avrupa merkez olabilir mi?

Politikacıların ve toplumun nasıl tepki vereceğine bağlı. Bunu Doğu ve Batı arasında Hristiyanlar ve Müslümanlar arasında bir savaş olarak tanımlayabilirsiniz, korku tüccarları öyle yapıyor. Bu gerçeği yansıtıyor mu? Hayır. Hristiyan değerlerinden bahsedenlerin çoğu kiliseye gitmiyor. Bunu sadece tartışmada argüman olarak kullanıyorlar. Müslümanlar için de aynısı geçerli. Mülteciler Müslüman ülkelerden geliyor ama dindar olmayabilirler. Ayrıca insanların dini vecibelerini yerine getiriş şekilleri İslamiyet'te de farklı olabiliyor. Bu sorunu çok basite indirgemek olur.

İslam-Hıristiyanlık çatışması söz konusu olur mu?

Bunun gerçekle ilgisi yok ve çok tehlikeli bir şey. Bugünkü durum savaş öncesi antisemitizme benzetilebilir. O zaman da, Yahudiler de Hristiyanlar ve medeniyet için tehlike olarak görülüyorlardı. Hem de sadece Naziler tarafından değil birçok insan tarafından. Bunun saçmalık olduğunu biliyoruz. Politikacılara çok iş düşüyor. Destek sağlamak için bu algıyı kullananlar var. Asıl sorun bunu yapan aşırı sağcılar değil merkezdeki partilerin, oy kaygısı gibi sebeplerle buna yönelmeleri olur. Bu aşırı şiddete ve hatta soykırımlara sebep olabilir.

Trump Avrupa'yı nasıl etkiler?

Ben Trump etkisinden ziyade Avrupalı siyasetçiler için daha endişeliyim. Birçok parti, burada Hollanda'da Wilders'in tutumunu benimsiyor. Bazı partiler oy kaygısıyla aşırı sağ görüşlerini benimsiyor bazıları ise bir noktaya kadar onlarla gerçekten aynı fikirde. Terörizmden bahsetmiyorum, tabii bununla mücadele edilmeli. Müslümanların ve mültecilerin tehdit oluşturduğu düşüncesinin gerçeklerle alakası yok.

Türkiye ile yapılan mülteci anlaşması için ne düşünüyorsunuz?

Mülteciler açısından karşılaştırırsak Türkiye AB'den çok daha fazla mülteciyi ağırlıyor. 4 milyon mülteci var, Avrupa'nın eleştirecek hali yok. Türkiye Avrupa'dan çok daha fazlasını yapıyor. Türkiye nüfusu 80 milyon, AB'nin 500 milyon ve Türkiye'den çok daha zengin. Biz yılda birkaç bin alacağız gerisi sende demek, senden daha yoksuluz sen bizim 20 katımız mülteci alabilirsin demek ilginç bir mesaj. Avrupa mülteci problemini taşeronlaştırdı, mülteci anlaşması fikri Avrupa'dan çıktı.

Hollanda ilk defa göç dalgası yaşamıyor

Avrupa Birliği geçmişte de göç konusunda sorun yaşadı. Birçok farklı ülkeden insan burada yaşıyor. Hollandalıların bugünkü tepkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İlk defa yaşamıyoruz, en az üç büyük göç dalgası oldu. Hindistan, Pakistan gibi eski kolonilerden İngiltere'ye gelenler oldu, Cezayir'den Fransa'ya gelenler, Antiller'den Hollanda'ya gelenler oldu. Bunlar 1950-1960'larda yaşandı ve milyonlarca insandan bahsediyoruz. Diğer büyük bir dalga da işçi göçleriydi, Güney Avrupa ve Türkiye'den. 1970 ve 1980'lerde Fas ve Cezayir'den de geldiler. Aile birleşmeleri bu rakamları dörde katladı. Daha sonra eski kolonilerden gelenler, ikinci grup yasal yollarla gelen işçiler ve üçüncü grup 1990'larda sığınma talep edenler bugün gelen mültecilerle aynı yerlerden geliyorlardı. Sonra buna Bosna ve Kosova'dan gelen Müslüman göçmenler eklendi. Bu kısa süre içerisinde Avrupa dışındaki ülkelerden yaşanan dördüncü göç dalgası. Göçmenlerin çoğu yine Müslüman.

Bu dalganın Avrupa için farkı nedir? Avrupa'daki paniğin sebebi nedir?

Birçok insan daha önce bu kadar mülteci gelmediğini sanıyor. Bu saçmalık, 1990'larda rakam daha yüksekti. 1990'lardaki kadar mülteci alacak olursak bu yıl dahil beş yıl boyunca 45 bin mülteci gelmesi gerekir. Bugünkü göçün farklı algılanmasının sebepleri sayıyla ilgile değil. Avrupa'ya giriş yolları insanları ürkütüyor. 1990'larda AB bir birlik değildi, ortak vize uygulaması yoktu. İnsanlar Avrupa'ya ulaşmak için uçağa biniyor, trene biniyorlardı, normal yollar kullanıyorlardı. Bugün ise bu mümkün değil. Uçağa binmek isterseniz vize gerek, bu insanlar vize alamıyorlar ve insan tüccarlarına yöneliyor, çok tehlikeli yollar ile geliyorlar. 1990'larda bunlar yoktu, mültecilerin gelişlerine ilişkin görünmezlik vardı. İkinci büyük fark ise İslamofobia.

2016 yılında Avrupa'nın mültecilerle yaşadığı sorunlar üzerine hazırladığım belgesel çekimleri için Hollanda'ya her gittiğimde Müslümanlara karşı iklimin giderek karardığına şahit oldum. En son ziyaretimde havaalanında polisler tarafından bekletilip, röportaj yapacağımız akademisyenlerden teyit aldıktan sonra geçişimize izin verilmişti. Bizi oraya çeken ise mültecilere karşı tepkinin en fazla olduğu, Pegida'nın Almanya'dan sonra güç bulduğu ikinci ülke olmasıydı. Bu tepkilerin artmasında Wilders'in etkisi büyüktü. “Anti Müslüman” kimliği üzerine siyasetini yapılandıran Wilders, mültecilere “testosteron bombaları” gibi aşağılayıcı söylemleri sarf etmekten vazgeçmiyor, bir nevi sokaktaki halkı “kışkırtıyordu”.

Yıllardır sağ ve sol koalisyonlar tarafından yönetilen Hollanda'da Wilders'in söylemlerine önce siyasetçiler tepki gösterdi. Hiç bir parti onunla koalisyon yapmayacağını söyledi. Hakkında dava açıldı. Wilders dozajı da oyları da artırdı. O'na göre İslam her şeyiyle Avrupa değerlerine ve toplumuna karşıydı, “İslam'la mücadele etmek için” parti kurmuş ve siyaset yapıyordu. Diğer partilerdeki lider krizi, AB ile birlikte ortaya çıkan ekonomik sorunlar, terör ve DAEŞ ile ortaya çıkan korku iklimi Avrupa siyasetinin yönünü sağcı ve ırkçı bir çizgiye doğru sürüklerken, mevcut Müslüman nüfusa ilişkin genel algı da değişmeye başladı. Hollanda'ya her gittiğimde haberlere yansıyan “Müslümanları ülkemizde istemiyoruz” temalı protestolar giderek mülteciler ekseninden çıkmış, genel hale gelmişti. “Ne olursan ol, Müslümansan tehlikelisin” imajı giderek pekişiyordu. Halkın genelinde medyanın olan biteni abarttığı, aslında protestoların marjinal gruplar tarafından yapıldığı söylense de Wilders'in oyunu artırması Avrupa değerlerinin yerini “Avrupalı milli kimliğine” terk ettiğini gösteriyordu. Dini değerlerini neredeyse kaybetmiş bir ülkede sol ve liberallerin de işbirliğiyle adeta bir karşı cihat ruhu canlandırılmıştı. Bu çerçevede “ne oluyor” sorusunu çeşitli çevrelerden isimlere sorduk. Bu yazı dizisinin ilk röportajının konuğu Leiden Üniversitesi Sosyoloji ve Göç Tarihi Profesörü Leo Lucassen. Cevaplarının ufuk açıcı olduğuna inanıyorum.

1930'ların iklimi gibi

Avrupa Birliği projesi ayakta kalabilecek mi?

Bunu bilebilsem zengin bir adam olurdum. Hiç fikrim yok. İyimserim ama bu akademik bir duruş değil. Bana sorarsanız Avrupa projesi ayakta kalacak ama özgürlük dışı sonuçları olacak. Tıpkı mültecilerin taşeronlaştırılması gibi. Avrupa başkaları pahasına ayakta kalacak. Şu anda da yükü mülteciler taşıyor.

1930'larda Avrupa Yahudilere karşıydı? Bugün?

İkinci Dünya Savaşı'ndan önce kimse Yahudileri sevmiyordu. Antisemitizmin kullanımı ve şu anda terörizmin öne sürülmesi aynı şey. Karşıdakini başkalaştırma, emir veren bir tavır, aynı 1930'larda Yahudilere yapılanlar gibi. Bu tip şeyler üçüncü dünya savaşına sebep olabilecek şeyler.

Bu durum 3. dünya savaşının tetikleyicisi olur mu? Ya da Ruslara karşı Avrupa?

Bunun hemen olabileceğini sanmıyorum, insanlar neler kaybedeceklerinin farkında. Rusya ile savaşmak her iki tarafı da bitirir. Putin bunu anlayacak kadar gerçekçi. Bunun olacağını sanmam. Daha az liberal hale gelebiliriz. Biz ve diğerleri diye bir ayrım olabilir. Yahudi ve Hristiyanlara karşı Müslümanlar. Bu algı öne çıkıyor. Bunun kalıcı olup olmayacağını göreceğiz.

 

yeni şafak


Keyword : radyo vakit -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Katledilen Suriyeli anne-kız ve Barakat ailesinin yaşadığı korkunç cinayetler
Dün akşam saatlerinde istanbul Üsküdar'da vahşice bir cinayet işlendi. Suriyeli muhalif ve aynı zamanda tanınmış aktivistlerden Orouba Barakat ile ga
Genç Birikim Eylül 2017 Sayısı Çıktı !
Olayları İslami bakış açısıyla analiz eden ve okuyucusuna aktaran Genç Birikim Dergisinin Eylül sayısı çıktı. Genç Birikim Dergisinin aynı zamanda ge
Okul açılışında Kur'an okunması laikliğe meydan okumak mıdır; onu yaşatmak mı?
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, İzmir Torbalı'da bulunan Şehit Onur Ensar Ayanoğlu Ortaokulu'nda eğitim- öğretim yıl
Myanmar'dan medyaya Arakan yasağı
Arapça yayın yapan Rohingya Vision televizyon kanalı Müdürü Ataullah Nur, Myanmar tarafından Arakanlı Müslümanlara uygulanan katliam için İslam alemin
Arakanlı Sığınmacılar İçin Zamana Karşı Yarış
Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Myanmar'daki şiddet olaylarından kaçarak Bangladeş'e sığınan yüz binlerce Arakanlı Müslümanın (Rohingya) acil insani ih
Devlet hastanelerinde "SMS" dönemi: Tahlil sonuçları ve reçeteler cepte
SMS uygulamasıyla hasta, personel ve hekimlerin işinin kolaylaştığını vurgulayan Karabekmez, "Merkezi Hekim Randevu (MHRS) sistemiyle, randevusu olan
ABD'den 'S-400' tepkisi
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nauert, Türkiye ve Rusya arasındaki S-400 füze savunma sistemi alımı görüşmelerine ilişkin, "NATO üyesi ülkelerin NATO
Çocuk Köleler
Kapitalizm’in vicdanı yoktur. Daha fazla kazanmayı hedefler. Kapitalizm lanetli bir mikrop ve hastalıktır. Öyle acımasız bir düzendir ki, yetişkin öl
Devrimci bir Önder: Tarık Bin Ziyad!
Koskoca yarımada, önce aforoz edilen, nihayet engizisyon pençesi altında inin inim inleyen mazlumlarla doluydu. Vizigot seçkinler, dini siyasete/tica
Nazarbayev: Müslüman ülkeler G20 benzeri bir platform oluşturabilir
Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Müslüman coğrafyasında yaşanan kırılganlıklarla ilgili yaptığı açıklamada, "Harici güçler, bizim aramızdaki birli
1 -


Abdullah Yıldız

Okullar Açıldı… Şeytanî Tuzaklara Dikkat!

19/09/2017 - 14:39

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Mercan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Ersoy Dede
Fatma Tuncer
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Er
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Gülerce
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kenan Alpay
Kemal Öztürk
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa Armağan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Sevtap Mendi
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yavuz Bahadıroğlu
Yakup Döğer
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat