15 yaşındaki kızın aşkını(!) “Kavuşamadılar” diye kutsamak!

15 yaşındaki kızın aşkını(!) “Kavuşamadılar” diye kutsamak!


15 yaşındaki kızın aşkını(!) “Kavuşamadılar” diye kutsamak!

 

 

Haber şöyle başlıyor:

“Bafra ilçesinde geçen Perşembe akşamı evli ve bir çocuk babası Osman E. ile aşk yaşadığı öne sürülen Belgin Ş., Kızılırmak Nehri’ne atladı.”

Aynı haber bir başka medya organında, şöyle veriliyor:

“Kızılırmak’ta kaybolan Osman Ertekin ise arama çalışmalarının dördüncü gününde kız arkadaşının cesedinin bulunduğu yerin 400 metre gerisinde JAK timleri tarafından yapılan çalışmalar neticesinde bulundu.”

Kimisi “Bir başka hikaye” demiş.

Kimisi “Kavuşamayacaklarını anlayınca intihar ettiler” demiş..

Olayı da kısaca vereyim..

Kız 15 yaşında.

Erkek 20 yaşında. Erkek evli ve bir çocuklu..

Şu veya bu sebeple, Kızılırmak’a atlıyorlar.

İntihar amaçlı..

İkisi de ölüyor..

Şimdi..

Kadına şiddet tartışmalarının yoğun olarak yapıldığı..

Kadına şiddet tartışmalarının da arka planında yatan cinsel taciz ve ikinci ilişki ihtimalleri ışığında yukarıya alıntıladığım intihar olayına baktığımızda..

Dürüst bir gazeteci..

İlkeli, ahlaklı bir medya organı..

15 yaşındaki kız ile başka bir haltlar yemişler midir bilemeyiz ama..

En azından gönül ilişkisi kuran 20 yaşındaki evli erkek için, şöyle olumsuz birkaç kelime etmemiz gerekirdi değil mi?

Tek bir medya organında, böyle bir ifade var mı?

Yok..

Hepsi, “Gönül ilişkisi” gibi yumuşak tanımlamalar eşliğinde, “Kavuşamayacaklarını anlayınca” türünden anlatımlarla..

Olayı “Aşk hikayesi”ne dönüştürüyorlar..

Ve böylece..

Kirli yüzlerini deşifre etmiş oluyorlar..

Bre ahlaksızlar..

O 15 yaşındaki kız ile, evli bir erkeğin nasıl bir ilişkisi olabilir ki, buna bir de “Gönül ilişkisi” diyorsunuz..

“Gençlerin aşkı, Kızılırmak’ta bitti” diyorsunuz..

Hani, 16 yaşından küçüklere yönelik her türlü cinsel yaklaşım, suç idi?..

Affedilmez, indirimi olmaması gereken bir suç olarak, azamisinden verilecek cezalarla müeyyidelendirilmesi gerekiyordu?..

15 yaşındaki kıza karşı, evli erkeğin ahlaksız yaklaşımı, niye birden bire “suç tanımı”ndan çıkıp, süslü sözcüklerle anlatılmaya başlandı?

Aslında 15 yaşındaki kız ile, 20 yaşındaki evli erkek intihar etmemiş olsalardı..

Mesela, kız tarafından, “Beni kandırdı, evli imiş, bana şöyle şöyle dokundu”diye bir itirafta bulunulmuş olsa idi..

Medyadaki haberler, aynı olayın kahramanı erkek için şöyle olacaktı:

“Tacizci erkek evli çıktı..”

“Tecavüzcünün bir de çocuğu varmış!”

Vs. vs. 

Tam burda..

Nasıl bir ahlaksızlıkla karşı karşıyayız, görmüş oluyoruz.

Muhataplarımızı suçüstü yapmış oluyoruz..

Riyakarlıkları ispatlanmış oluyor..

Bunların derdi, aslında küçükleri korumak değil..

Küçüklere karşı işlenen cinsel saldırıları önlemek değil..

Malum kafadaki bu tipler için, “Evlilik dışı ilişkiler, gayrı ahlaki ilişkiler” her zaman için övgüyle layık ilişkilerdir..

Gençlerin özgürlük alanlarıdır..

Hani diyorlar ya..

“Beden benim, sana ne?”

Ama bir kişi..

Örf gereği..

16 yaşında evlilik yaparsa..

“Bu kadarcık küçük çocuklar nasıl evlendirilir?” diye, hemen tepinmeye başlarlar..

Günübirlik ilişki kurulursa.. 

Onun adı özgürlük..

Sonunda evlilik amacı olmayan bir ilişki yaşanırsa..

Bunun adı hürriyet..

Ama taraflar birbirini aldatmaksızın..

Aile kurma niyeti ile evliliği amaçlarlarsa..

Tepelerine binerler..

Hastaneye gittiklerinde, “Aaaa.. Sen hamile misin? Yaşın kaç senin ayol”diyerek, kocayı polise teslim ederler..

Günübirlik ilişki kuranlar mı?

Onlar, saygın doktorların muayenehanelerinde, kürtajla bitirirler, hamileliklerini..

Dolayısı ile, polisin de haberi olmaz..

Kadın derneklerinin de..

Sözlerim şöyle anlaşılmasın..

“16 yaşına gelen, hemen anında evlendirilsin.. Bir kişi bile 17-18 yaşında bekar dolaşmasın” dayatmasında değilim..

İsteyen 20’sinde, isteyen 30’unda evlensin..

Ama bırakın..

İmkanları var ise..

En önemlisi ailelerinin de, kendilerinin de rızaları var ise..

16 yaşındaki gençler de..

Evlenebilsinler..

18 yaşında milletvekili seçilme hakkını verdiğimiz gençlere..

18 yaşında ülkeyi yönetme yetkisi vermiş iken..

“Aile kurmak için, yine 18’i doldur” dersek..

Çelişkiye düşeriz..

İtirazım, evlilik dışı ilişkilerinde 16 yaşındaki gençlere ses çıkartılmıyor iken..

Bir şekilde örtbas ediliyor iken..

Evlenerek aile kurmalarında infaz edilmeleri..

Gayrı ahlaki ilişki için gösterilen hoşgörünün..

Toplumun kabul ettiği aile müessesesi için gösterilmemesi..

Hele hele..

Son tartışmalarda olduğu gibi.

Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’ndeki, Suriyeli gençlerin hamilelikleri gerekçe gösterilerek kendi kanunlarına göre evlenmiş olmalarına rağmen yasal takibat yapılırsa..

Hukuku boşverin.

Vicdanları bile yaralamış oluruz..

28 Şubat sürecinde, iktidarda olmadığı halde mağduriyet yaşayan iki kahraman isim vardı.

Birisi Muhsin Yazıcıoğlu..

Diğeri de Hasan Celal Güzel..

Necmettin Erbakan Hoca, iktidardan uzaklaştırılmak istendiği için mağdur edildi..

Ama Yazıcıoğlu ile Güzel, zaten kendileri iktidarda değillerdi..

Erbakan Hocaya göre daha az oy almış partilerin genel başkanları olmalarına rağmen..

28 Şubat’ta devrilmek istenilen Refahyol’a destek çıkmışlar, karınca kararınca doğru bildikleri yolda yürümüşlerdi..

Ve sırf bu sebeple de, zamanın darbecileri tarafından yargısız infaza tabi tutulmuşlardı..

Allah indinde ecirlerinin kat kat olacağına inanıyorum.

Hasan Celal Güzel Abi’ye, Allah’tan rahmet diliyorum.

Mekanı cennet olsun, inşaallah!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp