15 Temmuz darbesinden sonraki ilk seçim!

15 Temmuz darbesinden sonraki ilk seçim!


15 Temmuz darbesinden sonraki ilk seçim!

 

 

Yok yok.. 

Hemen itiraz etmeyin.. 

“16 Nisan 2017’de de sandığa gitmiştik” demeyin..

O, sadece bir referandum idi..

Şimdi ise, cumhurbaşkanı ve milletvekillerini seçiyoruz..

O; bir sistem oylaması idi..

Anayasa’daki parlamenter sistem yerine, yarı başkanlık sistemine geçişin, yani anayasa değişikliğinin oylanması idi..

Her partiden, sistem değişikliğine taraftar olan da vardı. 

Yine her partiden, “Halimizden memnunuz. Değişikliğe gerek yok” diyerek, taraftar olmayan da vardı..

16 Nisan 2017’deki sandıkta, “Şu adayı seçiyorum.. Bu adayı istemiyorum”tercihi yoktu..

O anayasa değişikliği oylandı..

O defter kapandı..

Şimdi, 15 Temmuz hain darbesinin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra..

“Sandık” yerine, “silah” ile yönetimi değiştirmek isteyenlerin başarısız olmasından sonra..

Seçmen ilk defa..

Darbenin de verdiği tecrübe ile, tercihini açıklayacak..

Bir defa daha..

Seçmenin tamamı tarafından..

Hangi partiye oy verirlerse versinler..

Hangi adayı tercih ederlerse etsinler..

“Yöneticileri sandık belirler.. Sandık dışında hiçbir irade, yönetici belirleyemez”denilecek..

Neticeler, şimdiden hayırlı olsun..

Bugünkü seçimde, sadece oy kullanmak değil.. Onunu yanı sıra kullanılan oyların güvenliğini sağlamak da önemli hale geldi.

Hayır, ben de havaya kapılıp, “Mükerrer seçmenlere dikkat” diyecek değilim..

“Sandık başında oynanacak oyunlarla sonuçlar değiştirilecek” diyecek değilim..

Mükerrer seçmen iddiası, külliyen bir palavra..

Artık kimlik numaralı sistemde, mükerrer seçmen olmak için, iki ayrı kimlik numarası taşıyan seçmen olmak gerekir..

Bu da..

Sadece sandık başında değil..

Taaa, 4 ay önce YSK tarafından tüm siyasi partilere dağıtılan seçmen kütükleri incelendiğinde, zaten ortaya çıkarılacak bir hata idi..

Bugüne kadar tek bir örnek gösterilmediğine göre..

Bu yönde bir hatanın olma ihtimali, sıfıra yakın..

Bir tane, iki tane olursa da..

59 milyon seçmenin içinde..

Seçim sonucunu etkileyecek bir değeri olmayacağı açık..

Peki ne olabilir?

“Sandık sonuçları zapta geçirilirken, A partisinin aldığı oylar, B partisine, maddi hata yapılmış gibi yazılabilir” diyenler var..

Bu ihtimale de ben ciddiyet vermiyorum..

Sonuçta her sandıkta, her partinin müşahidi var..

O sandığın sonuçları zapta bağlandıktan sonra, bir örneği YSK’ya gönderilirken, birer örnekleri de müşahitlere veriliyor..

O anlığına bir maddi hata olsa bile..

Yarım saat sonra müşahit hatayı farkederek ilçe seçim kuruluna, “Sayarken bizim parti 150 idi, zabıtta 50 yazılmış” dediği an.. Gerekli düzeltme zaten yapılır..

Şu daha çok karşılaşılan bir hata gibi:

Bir ilçedeki sandıklarda alınan oylar toplanırken..

Toplamada maddi hata yapılabiliyor..

İlçe seçim kurulundakiler bu hatayı yapsa da..

Partilerin müşahitleri vasıtası ile kendi genel merkezlerine gönderilen tutanak örnekleri, ayrıca parti ilçe teşkilatında, hatta il teşkilatında ve genel merkezde ayrı ayrı toplanacağına göre..

Bu yolla da seçim sonuçlarında bir şaibenin oluşma ihtimali çok zayıf..

Peki “seçim güvenliği”nden kastım ne?

“Seçim güvenliği”nden kastım, olmayan şaibenin, masa başında oluşturulmasıihtimali..

“Oy ve ötesi” gibi.. 

“Sensiz olmaz” gibi her seçimde değişik isimlerle karşımıza çıkan, arkasında kimlerin olduğunu artık çok iyi bildiğimiz malum çevrelerin, bugünkü seçimlerde arkalarına baroları da alarak yapacakları bir algı operasyonu..

“Seçim güvenliğinin tehdit altında olduğu” şeklinde bir propaganda..

“Seçimlere şaibe karıştığı” şeklinde oluşturulacak bir olumsuz hava..

Ne kadar güvenli bir seçim olursa olsun..

Muhtemel hataların kısa sürede düzeltilme imkanı; ne kadar basit olursa olsun..

Basitliğin de ötesinde..

Test edilebilirliği de ne kadar açık olursa olsun..

Seçim sonuçlarına gölge düşürülmesi için ellerinden gelen her şeyi yapacakları açık..

İşte bu açıdan “seçim güvenliği”ne dikkat çekiyorum..

Bugünkü sistemde, hata yapılması muhtemeldir..

Ama hatanın oranı yüz binlerde, milyonlarda birden öteye geçemez..

Seçimin sonucuna tesir edecek oranda olamaz..

Düzeltilmesi mümkün olmayan bir nitelikte hiç olamaz..

Bunun için..

Seçmenler, kendi oy kullandıkları sandıklarda oy sayımlarına katılsınlar..

Sayım neticelerini kendileri not etsinler..

YSK’nın sandık sandık açıklayacağı sonuçları, internetten takip ederek, not ettikleri sonuçla örtüşüp örtüşmediğine baksınlar..

Bir hata varsa..

Mutlaka düzeltilir..

Bunun ötesinde, kimsenin çıkartacağı kavgaya, gürültüye kulak verilmemelidir..

Baro temsilcisi imiş..

Avukat imiş..

Bilmem ne oluşumu imiş..

Bunların hepsinin havası, seçmenin kendi sandığındaki oy sayımını takip etmesi ile, fısss diye söner..

Bu vesile ile hatırlatmış olayım..

Seçmen, oy kullandığı sandıkta oy sayımını takip edebilir..

Ama..

O sandıkta müşahit olmayan. Oy kullanmayan kişiler..

Avukat da olsa.. 

Bilmem ne oluşumu üyesi de olsa..

Oy sayımını takip etme bahanesi ile, sandık bölgesine giremez..

Seçmenin oyu ne kadar önemli ise..

Seçmenin oyunu gölgelemeye çalışanlara karşı uyanık olmak da, o kadar önemlidir..

Oyunuz da.. 

Sonuçları da hayırlar getirsin inşallah!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp