1453'ün 6 Nisanından 29 Mayısına gün gün İstanbul'un fetih süreci

1453'ün 6 Nisanından 29 Mayısına gün gün İstanbul'un fetih süreci

İstanbul’un fethinin 565. yıl dönümü kutlanıyor. Osmanlı İmparatorluğu tarafından 7 kez kuşatılan ve şanlı komutan Fatih Sultan Mehmet Han tarafından 565 yıl önce fethedilen İstanbul, Türk-İslam ve dünya tarihi açısından önemli bir şehir. Üçüncü kutsal şehir olarak anılan

1453'ün 6 Nisanından 29 Mayısına gün gün İstanbul'un fetih süreci

 

 

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

İstanbul’un fethinin 565. yıl dönümü kutlanıyor. Osmanlı İmparatorluğu tarafından 7 kez kuşatılan ve şanlı komutan Fatih Sultan Mehmet Han tarafından 565 yıl önce fethedilen İstanbul, Türk-İslam ve dünya tarihi açısından önemli bir şehir.

Üçüncü kutsal şehir olarak anılan İstanbul araştırmacı-yazar Ali Erkmen’in kaleme aldığı “1453 Konstantinopolİstanbul” adlı kitabında da uzun uzun anlatılıyor. Babasının ölüm haberini sancakbeyi görevini yürüttüğü Manisa’da öğrenen Şehzade Mehmet, 15 gün sonra Edirne’ye geldi ve henüz 19 yaşına basmadan 18 Şubat 1451’de Osmanlı Devleti’nin padişahı sıfatıyla ikinci kez tahta çıktı.

Kitapta yer alan kronolojik sıralamaya göre 6 Nisan’da başlayan ve 29 Mayıs’ta sona eren kuşatma gün gün şöyle:

6 Nisan Cuma: Sultan 2. Mehmet’in otağı, Topkapı ile Eğrikapı arasındaki Lykus deresinin geçtiği yere, kara surlarının tamamını görecek bir tepenin üzerine kuruldu. Kuşatma en mükemmel bu tepeden kontrol edilebilirdi. İstanbul, Sultan II. Mehmet’in gözleri önünde seriliydi; elini uzatsa alacak gibi…

9 Nisan: II. Mehmet’in kara surlarını kuşatmasından sonra donanmasının da her an geleceğini düşünen Bizans İmparatoru, Haliç’te alınan tedbirlerin artırılmasını emretti. Bu doğrultuda, koruma altına almak için Haliç’in ağzına gerilen zincirin gerisine 12 gemi demir attı.

11 Nisan: Marmara sahilinden Haliç’e kadar kara surlarının karşısında 14 yerde toplar, ateşlenmeye hazır hale geldi. En büyük top, Caligaria’nın karşısına konuldu. Caligaria’nın karşısına yerleştirilen güllesi 390 kilogram ağırlığındaki büyük topun yaptığı birinci atış, İstanbul’u zangır zangır titreterek, savaşın başladığını bütün dünyaya ilan etti.

12 Nisan: Gece saat 03.00 civarında Osmanlı donanması İstanbul limanının önlerine geldi. Donanma kürek çekerek, Anadolu yakasına doğru ilerledi ve Çifte Sütunlar denilen yere demir attı. Osmanlı donanması 12 kadırga, 70-80 fusta, 25 nakliye gemisi ve gerisi de küçük teknelerden oluşan toplam 145 gemiden oluşuyordu.

13 Nisan: Gece-gündüz süren top ateşi, surların bazı kısımlarında önemsiz de olsa tahribatlara başladı. En büyük topun bir defa doldurulup ateşlenmesi için 2 saate ihtiyaç vardı. Böylece günde ancak 8 defa atış yapılabiliyordu. Fazla ısınmanın önüne geçebilecek bir imkan bulunmadığı için büyük top hasar gördü. Bunun üzerine II. Mehmet’in emriyle diğer iki büyük top her atıştan sonra zeytinyağı ile yağlanmaya başladı.

20 Nisan: Bizans’a yardım için gelen üç Cenova ve bir Sicilya gemisi ile Osmanlı askerleri Ayastefanos (Yeşilköy) yakınlarında savaştı. Deniz savaşında Osmanlı donanması üstünlük elde edemedi ve geri çekildi. Bu durum Osmanlı donanmasında olumsuz etki yaratırken, Bizans moral buldu. Savaşta, 115 asker şehit düştü.

Osmanlı donanmasının deniz savaşındaki başarısızlığından hemen sonra Akşemseddin tarafından Sultan II. Mehmet’e yazılan ve saldırıların devam etmesinin öneminin ayetlerle anlatıldığı mektup, Osmanlı ordusunu motive etti.

21 Nisan: Bu yenilgi üzerine 2. Mehmet, Baltaoğlu Süleyman Bey’i görevden aldı ve yerine Hamza Bey’i donanmanın kaptanı yaptı. 2. Mehmet, Haliç’e girmesine mani olan bu engellerin geçilememesine kızarak, haftalardır düşündüğü planladığı ve hazırlıklarını yaptığı gemileri Haliç’e indirme fikrini gerçekleştirme kararını verdi.

22 Nisan: Orta ve küçük boylarda 67 gemi eski Tophane Limanı’na dökülen Kabataş Deresi yatağından yukarı çekilmeye başlanıp, Galata arkasından Kasımpaşa deresini takip ederek, Haliç’e indirildi. Önce küçük teknelerin çekilme işlemi başladı. Dere yatağının ağzından çekilen gemiler, felekler üzerine konup yavaşça yürütüldü. Binlerce kişi tarafından çekilen gemiler, Galata sırtlarına doğru yükselmeye başladı. Tepeye çıkarılan ilk gemilerin ardından inişe geçen teknelerin geriden yokuşu çıkan gemileri çekmesiyle 67 gemi Çifte Sütunlar mevkisinden Haliç’e indirildi. İstanbul, artık karadan ve denizden tamamen kuşatılmıştı.

23 Nisan: Çifte Sütunlar mevkisinde Osmanlı donanmasının taarruz etmesinden korkan Bizans donanması, sabah saatlerinde Haliç’te 67 parça Osmanlı gemisini görünce büyük korku içinde kaldı. İmparator, Haliç’teki Osmanlı donanmasına karşı ek tedbirler almak zorunda kaldı.

11 Mayıs: Sultan 2. Mehmet, paşalarıyla yaptığı toplantıda, surların altından açılacak bir tünelle şehre girme planlarını anlattı.

13 Mayıs: Bir yandan surlara saldırılar sürerken diğer yandan Sırpların aralıksız çalışmasıyla tünel kazıları zor da ilerliyordu.

16 Mayıs: Bizanslılar, kazıların sesleri şehirde duyulunca tüneli fark etti ve engellendi.

23 Mayıs: Sultan 2. Mehmet, imparatora son kez bir elçi daha gönderdi ama teklifi reddedildi.

25 Mayıs: Osmanlı askerlerinin açtığı 7. tünel de başarısızlıkla sonuçlandı. II. Mehmet, çok sayıda cana mal olan tünel kazma işinden bir netice alamayacağına kanaat getirdi. Sultan II. Mehmet, zaferin surlar karşısındaki topların gücü ve Osmanlı askerlerinin cesaretinden sağlanacağı inancıyla genel hücum kararını 29 Mayıs Salı günü olarak belirledi.

Sultan 2. Mehmet, 29 Mayıs Salı saat 03.00’te Saint Romanos ve çevresindeki surların karşısına genel hücum emrini verdi. 2. Mehmet, peş peşe yapılan iki hücumun da başarısız olmasından rahatsız olmasına rağmen savaşın sonuna yaklaştığını hissetti. Bizans’ın gücü artık tükenmişti ama daha hücuma katılmamış Osmanlı kuvvetleri vardı.

En şiddetli mücadelenin olduğu beşinci kapı (Pempton) önündeki siperler dağılmıştı, hendeğin en dolu olduğu yer de burasıydı. İkinci hücum, savunmanın nefesini kesmişti. Bu durumu gözleyen 2. Mehmet, üçüncü hücumun yoğunluğunu buraya vermeye karar verdi. 2. Mehmet’in son hücumu ve son kozu; bu bölge olacaktı ve bu hücum yeniçerilerin savaşı olacaktı.

Yeniçeriler ile Bizans askerleri arasında kıyasıya bir savaş başladı. Bu sırada İmparator Constantine 11. Palaeologus, bir tek Osmanlı askerinin şehre girdiğini görmeden, askerleri arasında, Osmanlı askerlerinin kılıç darbeleriyle öldü. Böylece savunma kalktı ve panik başladı. Kapı önünde geçen mücadele, Osmanlı askerlerinin galibiyetiyle son buldu. Osmanlı askerleri, Pempton kapısından içeri girdi.

Orta Çağ’ın en güçlü kara ve deniz kaleleri, Fatih Sultan Mehmet’in kuşatma teknikleri, ateşli silahları ve düzenli askeri gücü karşısında yenilmiş oldu.

İstanbul’un fethi ile 1058 yıllık Bizans İmparatorluğu sona erdi, Orta Çağ kapandı ve Yeni Çağ başladı. İstanbul, Osmanlı Devleti’nin yeni başkenti oldu.

29 Mayıs 1453 Salı günü öğle vakti Fatih Sultan Mehmet atının üzerinde bütün devlet erkanı ve vezirleri peşinde atlarıyla Pempton Kapısı’ndan şehre girdi, Ayasofya Kilisesi’nin etrafını dolaştı. Fatih Sultan Mehmet, böyle eşsiz bir şehri kendisine bağışladığı için Allah’a şükretti.

İstanbul’un Fethi Özel Programı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin organizasyonuyla Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek 29 Mayıs İstanbul’un Fethi Özel Programı’na katılacak.

 

 

 

 

Google+ WhatsApp