Libya’yı Haçlı işgalinden Osmanlılar kurtardı

Libya’yı Haçlı işgalinden Osmanlılar kurtardı

İslamiyet'in ilk yıllarından itibaren Müslüman toprağı olan Libya bir ara Sicilya Normanları'nın idaresine girmişti. Ancak daha sonra Muvahhidin Devleti bölgeye hakim oldu. İlerleyen yıllarda Tunus'taki Hafsî yönetiminin eline geçti. Ancak 1492'de Endülüs'ün

Erhan Afyoncu: Libya’yı Haçlı işgalinden Osmanlılar kurtardı

 

 

İslamiyet'in ilk yıllarından itibaren Müslüman toprağı olan  bir ara Sicilya Normanları'nın idaresine girmişti. Ancak daha sonra Muvahhidin Devleti bölgeye hakim oldu. İlerleyen yıllarda Tunus'taki Hafsî yönetiminin eline geçti. Ancak 1492'de Endülüs'ün son kalıntısı olan Gırnata'nın düşmesinden sonra İspanyollar, 'yı işgale başladılar.

İspanyol işgali 


İspanyollar, 1505'te Cezayir'de Mersalkebîr, 1509'da Vehran (Oran), 1510'da Bicâye'yi işgal ettiler. Tahtını kaybetme korkusundan Tunus Sultanı İspanyollar'a tabi oldu. Oliveto Kontu Don Pedro Navarro komutasındaki İspanyollar, Bicâye'yi ele geçirdikten sonra takviye alıp, 1510 Haziran'ında Trablusgarb'ı, yani Libya'nın bugünkü başkentini işgal ettiler. Mahalli halktan 5 bin kişi şehid oldu, binlercesi de esir alındı. Avrupa'da büyük bir sevinç meydana getiren işgalden sonra İspanya, bölgenin yönetimini 1511'de kendisine bağlı Sicilya Kral naibliğine bıraktı. Şehre Hristiyanlar yerleştirildi. Sen Jan (Rodos) Şövalyeleri, 1522'de adanın Kanunî'nin fethi üzerine Akdeniz'de değişik yerlere yerleşmişlerdi. İspanyollar, Sen Jan Şövalyeleri'ne 1530'da Malta ile birlikte Trablus'u verdiler. Libya'nın fethi hakkında Ahmet Kavas ve Abdullah Erdem Taş'ın çalışmalarında teferruatlı bilgi vardır.


Trablusgarb kuşatması

Osmanlı bölgeye müdahale ediyor


İspanyol işgaline uğrayan Trablusgarblı Müslümanlar, şehrin 40 km doğusundaki Tacura Kalesi'ne sığınarak Haçlılar'la mücadeleye girişmişlerdi. Libyalı Müslümanlar, Kanunî'den yardım istemek için bir gemiyle 1519'da İstanbul'a geldiler. Ancak rivayete göre İstanbul'a gelince dillerini bilen kimseyi bulamadıklarından dertlerini anlatamadılar. O sırada sarayda ağa olarak görev yapan , sahilde dertlerini anlatmaya çalışan Libyalılar'ı gördü. Kendisi o bölgenin dilini bildiği için yardım istemeye gelenleri Osmanlı yönetimiyle görüştürdü. Osmanlı yönetimi, bir süre sonra Hadım Murad Ağa'yı bir filo ve 6 bin askerle Tacura'ya gönderdi.
Murad Ağa, Tacura'ya yerleşerek bölgenin işgalden kurtulması için mücadeleye başladı. Bölgedeki aşiretlerle arasını iyi tutup, hakimiyet alanını genişletti. İmar faaliyetlerinde bulundu. Tacura'da bir cami ve medrese yaptı. Tacura'da yaptırdığı cami herhangi bir İspanyol saldırısına karşı kale gibi yapılmıştı. İçinde su kuyusu bile vardı. Hadım Murad Ağa, Trablusgarb yolunda su kuyuları da açtırdı. Kendisi Trablusgarb'ı kuşattıysa da kalenin sağlam tahkimatından dolayı başarılı olamadı. Hadım Murad Ağa, Tacura'da faaliyet gösterdiği sürede Osmanlı yönetimini ve Barbaros'u Libya'nın fethi için teşvik etti.


Tacura'da Murad Ağa Camii

Libya seferi  


Osmanlı yönetimi 'nın Osmanlı hizmetine girmesinden sonra Kuzey Afrika'da faaliyet gösteren deniz gazilerinin desteğiyle Afrika'da hakimiyet kurmaya başlamıştı. Ancak Barbaros'un ölümünden sonra Osmanlı yönetimiyle deniz gazilerinin arasındaki ilişki zaman zaman kesildi. Osmanlı yönetimi kendi başlarına buyruk hareket etmelerinden ve devlet adamlarının kıskançlıklarından dolayı Kuzey Afrika'daki Türk deniz gazilerini üst düzey görevlere getirmekten kaçınıyordu.
O yıllarda en önemli Türk denizcisi olan  de bu yüzden geri plandaydı. Türk denizcilik tarihinin en önemli isimlerinden Turgut Reis, Muğlalı bir Türk'tü. Barbaros Hayreddin Paşa, korsanlık yaptığı dönemde Turgut Reis'in denizcilik kabiliyetini farkederek yanına almıştı. Turgut Reis, daha sonra Barbaros'la birlikte Osmanlı hizmetine girmişti. Barbaros'un ölümünden sonra Turgut Reis üst düzey bir denizci olmasına rağmen, kendi başına buyrukluğu ve Veziriazam Rüstem Paşa'nın kaptanıderya olan kardeşi Sinan Paşa'ya rakip olarak görüldüğü için reise üst düzey bir görev verilmemişti.
Kanunî, bu dönemde İspanya ile ilişkilerin bozulması üzerine Trablusgarb'ın fethedilip, Müslümanlar'ın işgalden kurtarılması için hazırlıkların başlaması emrini verdi. Turgut Reis'e de bir Kur'an ve bir altın kılıç gönderip, Trablusgarb'ın fethine yardımcı olması emredildi. Turgut Reis, 1550'de Mehdiye ve kendi fethettiği diğer yerlerin valisi olarak tayin edildi. Tayin beratında sulh zamanlarda denizlerde faaliyet göstermemesi emredilmişti. Trablusgarb fethedilirse bölgenin valiliğinin Turgut Reis'e verileceğinin vadedildiği de rivayet edilir.
Bugün Libya çatısı altında bulunan Trablus, Bingazi, Fizan bölgeleri geçmişte birbirinden ayrı ayrı bölgelerdi. Bingazi, Mısır'ın fethinden sonra kontrol altına girmişti.


17. Yüzyılda Trablusgarb

Libya'nın işgalden kurtuluşu   


Turgut Reis ile birleşen Osmanlı donanması önce Malta Adası üzerine harekete geçti. 1551 Temmuz'unda ada topa tutulup, yağmalandı. Malta'nın yanındaki Gozo Adası zaptedildi. Malta'dan sonra Trablusgarb'a geçildi. Hadım Murad Ağa'nın da desteğiyle Trablusgarb Kalesi kuşatıldı. Kale surlarında açılan büyük bir gedik direnişi kırdı ve kale Ağustos 1551 Ağustos'unda teslim oldu. Çok az nüfusun yaşadığı Fizan bölgesinde de bir süre sonra hakimiyet tesis edildi.
Kaptanıderya Sinan Paşa Hadım Murad Ağa'yı vali olarak tayin etti. Hadım Murad Ağa Trablusgarb beylerbeyliğinin ilk valisi olmuştu. 1556'da vefat edene kadar bölgeyi yönetti ve günümüze kadar ayakta duran izler bıraktı.



Turgut Reis 

 
Kaptanıderya Sinan Paşa, Trablusgarp'ın fethinden sonra bölgenin valiliğini bekleyen Turgut Reis'e Trablusgarp Beylerbeyliği'ni verdirtmemişti. Hem kendisine rakip olmasından çekindiği için hem de 32 seneden beri bölgede faaliyet gösterdiği için Tacura Valisi Murad Ağa'yı Trablusgarp Beylerbeyliği'ne tayin ettirdi.
Bu sırada Mehdiye de Osmanlı hâkimiyetinden çıkmıştı. Valilik bekleyen Turgut Reis, gönlü alınmak için 22 Eylül 1551'de Karlıili Sancakbeyliği'ne tayin edildi. Turgut Reis, burada hizmete devam etti. 1554'te Kaptanıderya Sinan Paşa'nın ölümüyle reisin önündeki en büyük engel kalktı. Bir süre sonra İstanbul'a gelen Turgut Reis, Kanunî'ye kendisine Trablusgarb Valiliği vereceği vaadini hatırlattı. Hadım Murad Paşa'nın 1556'da ölümü üzerine Turgut Reis, padişah tarafından 1556'da Trablusgarb Valiliği'ne tayin edildi. 1565'te şehid olana kadar Trablusgarb Valiliği yaptı ve Libyalılar tarafından şükranla anıldı.

 

Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2019, 14:0

dünya bizim

Google+ WhatsApp