Bin Selman’ı Trump bile kurtaramaz artık..

Bin Selman’ı Trump bile kurtaramaz artık..

Kim ne derse desin, Cemal Kaşıkçı cinayeti, S. Arabistan Veliahtı Muhammed Bin Selman’ın bizzat talimatıyla gerçekleşmiştir. Türkiye’ye gönderilen cinayet ekibi, tamamen onun yakın ekibinden oluşmaktadır. Cinayete ilişkin “karartma” operasyonu

Kaşıkçı’dan sonra başkaları da öldürülecekti Bin Selman-Bin Zaid projesinin Türkiye ayağı neydi? Erdoğan bugün nasıl bir açıklama yapacak? Bin Selman’ı Trump bile kurtaramaz artık..

 

Kim ne derse desin, Cemal Kaşıkçı cinayeti, S. Arabistan Veliahtı Muhammed Bin Selman’ın bizzat talimatıyla gerçekleşmiştir. Türkiye’ye gönderilen cinayet ekibi, tamamen onun yakın ekibinden oluşmaktadır. Cinayete ilişkin “karartma” operasyonu yine bizzat kendisi tarafından yürütülmektedir.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 

Kim ne derse desin, bu cinayette ya da bu operasyonda S. Arabistan, BAE, Mısır, İsrail istihbaratı ortak çalışmıştır. Olay ABD istihbaratının bilgisi hatta dahli ile yürütülmüştür. Daha önce birçok bölge ülkesinde yapılanlara benzer bir cürüm bu sefer Türkiye’de işlenmiş ancak Türkiye tarafından suçüstü hali yapılmıştır.

Başkaları da öldürülecekti. Kudüs’ü, Mekke-Medine’yi satan adamlardır bunlar..

Kim ne derse desin cinayet, Muhammed Bin Selman, BAE’li Muhammed Bin Zaid ve ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner üçlüsü üzerinden bütün bölgede yürütülen yeni proje kapsamında işlenmiştir. Bu cinayet proje kapsamındaki icraatlardan sadece biridir. Suudi muhalefetine, bu projeye bölge genelinde muhalefet edenlere yönelik operasyonlardan sadece biridir.

Kaşıkçı cinayeti ellerinde patlamasaydı, daha çok kişi bu şekilde yok edilecekti. Üstelik bu kişiler sadece S. Arabistan vatandaşlarıyla da sınırlı değildi. Bu liste ellerindedir.

ABD-İsrail hattı bölgesel denetimini sağlamlaştırma adına uygulamaya konulan bu projenin “görünür” ilk icraatı Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak kullanılmasına dair süreçtir. Türkiye’nin dünyayı ayağa kaldırmasıyla proje çok ciddi yara aldı. S. Arabistan, BAE, Mısır, İsrail ve ABD ekseninde Kudüs dışında Mekke ve Medine üzerine de hazırlıklar yapıldı.

‘İran’la savaş, Türkiye’yi hareketsiz bırak’ planı bu

S. Arabistan’ı ve bölgeyi dönüştürmeye, muhafazakar/geleneksel eksenden çıkarıp ABD-İsrail aklına uygun hale gelmeye dönük proje, aslında bütün bölgeyi dinamitlemeye, Bin Selman ve Bin Zaid üzerinden yeni bir vesayet inşa etmeye, Arap blokunu İran’la savaştırmaya, bu savaş sırasında Türkiye’nin elini kolunu bağlamaya, bu amaçla da Erdoğan ve çevresini iktidardan uzaklaştırmaya dönük bir plandır, uygulanmıştır, uygulanmaktadır.

O modası geçmiş “Ilımlı İslam” modellemeleri projeyi, Batı kamuoyuna satmak, bölgesel heyecan dalgası oluşturmak içindi. Bir sempati uyandırmaya dönüktü. Bir makyajdı, kötü hesaplar için bir örtüydü. Bin Selman kahramanlaştırılacak, Arap dünyasına bir “lider” profili sunulacak, arkasından AMD/İsrail hattı istediği jeopolitik hesapları uygulayacaktı. Kimse bu “ağır liderin karizması”yla bu projelere itiraz edemeyecekti.

Erdoğan ve Türkiye Arap sokağını yönetiyordu, korktukları aslında buydu!

Bin Selman ve Bin Zaid projesi, Cemal Kaşıkçı cinayeti kadar değildir. Çok daha derindir, çok daha uzun vadelidir. Cinayetlerden daha ürkütücü olanı, Basra Körfezi ile Kızıldeniz arasında bütün haritaları değiştirecek, bütün yönetimleri “eksen”e çekecek, bu amaçla gerekirse iç savaşlar çıkaracak, gerekirse istilaların önünü açacak bir büyük hesabın varlığıdır. Bu hesabın “düşman” listesinin başında sanıldığı gibi İran değil Türkiye vardır.

Çünkü Erdoğan ve Türkiye Arap sokaklarını olağanüstü etkiliyor, yönlendiriyor, ortak bir dil ve akıl oluşturuyordu. Yeni bir dalga, tarihsel bir rüzgar inşa ediyordu. On yıldır Batı’dan gelen “Türkiye’yi durdurma” saldırıları bu sefer bölgede kurulan yeni cepheden yapılacaktı. Korktukları, engellemek istedikleri buydu. Bu yüzden de Suriye’nin kuzeyindeki terör koridoruna azami destek verdiler. Türkiye-Arap dünyası arasında duvar öreceklerdi. Bu yüzden de DEAŞ’ı beslediler, PKK’yla olağanüstü destekler sundular.

Peki bu büyük planlamanın Türkiye ayağında ne vardı?

Bu yüzden Türkiye içinde 15 Temmuz’dan sonra yeni bir muhalefet/müdahale oluşumuna yatırım yaptılar. Bu büyüklükte bir hesabın Türkiye ayağı yok mu sanıyorsunuz. Bunu planlayanlar Türkiye ayağını unutur mu sanıyorsunuz. Şimdilerde pek kimse bu oluşumun farkında değil ama çok yakında bu örtülü çalışma da gün yüzüne çıkacak ve şiddetli tartışmalara konu olacaktır.

Bin Selman ve Bin Zaid projesi, Birinci Dünya Savaşı sonrasında en etkili Türkiye karşıtı planlamadır. Onlar yüz yıl önceki İngiliz cephesini bugün ABD-İsrail cephesi yeniden inşa ediyorlardı. Bin Selman ve Bin Zaid, bölgesel savaş, bütün bölgenin istilası, sonsuz çatışmalara sürüklenmesi projesidir. Cemal Kaşıkçı cinayeti işte bu projeyi deşifre ettiği için de çok ciddi bir olaydır.

Erdoğan bugün nasıl bir açıklama yapacak?

Başkan Erdoğan, bugün Kaşıkçı olayı ile ilgili en net açıklamasını yapacak. Türkiye’nin duruşunu açık biçimde ortaya koyacak. Eminim ki, Erdoğan’ın sözleri, sadece Kaşıkçı cinayetine dair kriminal konuları içermekle kalmayacak. Söz konusu büyük hesaba dair işaretler de içerecek. Çünkü Türkiye, Bin Selman ve Bin Zaid projesinin ne olduğunun farkında, cinayetin neden işlendiğinin farkında, kimlerin talimatı olduğunun bilincinde.

Şimdi S. Arabistan ardı ardına yaptığı çelişkili, ikna edici olmayan açıklamalarla durumu yumuşatmaya, Bin Selman’ı kurtarmaya çalışıyor. Ama Riyad bir karar vermeli: Ya Bin Selman’ı kurtaracak ya ülkeyi. Ya ondan vazgeçecek ya ülkenin bütünlüğünden. Bin Selman’ı korursa asıl tuzağın kendisine kurulduğunu çok geçmeden anlayacak. Bu ülkenin imhası üzerine bir hesap olduğunu anlayacak.

Bir buçuk yıldır bu tehlikeyi yazıyorum: Türkiye, Bin Selman-Bin Zaid projesinin ipini çekmeli

Türkiye’nin, Bin Selman’ın ipini çekecek bilgilere sahip olduğunu düşünüyorum. Riyad’dan ne açıklama yapılırsa yapılsın, bilgiler Veliaht’ı, Zaid’i ve söz konusu projeyi yerle bir edebilir. Türkiye’nin bu bilgilere bir “kart” cihetiyle değil, S. Arabistan dahil, bütün bölgeye yönelik yeni istila projesini engellemek için sahip olması çok önemli.

Bir buçuk yıldır Bin Selman ve Bin Zaid üzerinden yürütülen Türkiye karşıtı planı tartışıyorum. Her ne kadar bu projenin Türkiye ayağı ile ilgili kanaatlerim oluşmuş olsa da, hep Selman ve Zaid üzerinden bir şeyler anlatmayı tercih ettim. Şimdi Kaşıkçı cinayeti ile herkes ne olduğunu gördü. Bir adım sonrasını düşünmek herkesin sorumluluğu haline geldi.

Çember daralıyor: Bin Selman’ı Trump bile kurtaramaz artık..

Riyad ne kadar çırpınırsa çırpınsın, Bin Selman’ı gözden çıkarmadıkça bu işten sıyrılamaz. Bir cinayetin bölgede kurulmak istenen yeni denklemi yerle bir etmesini izliyoruz. Çember daralıyor, iş Bin Selman’ın kapısına dayanıyor. ABD ve İsrail içinse, ne kadar iyi tercih olursa olsun, bu kadar deşifre olan bir adam iyi veliaht olmayacaktır. Çünkü devasa planlamalar “yaralanmış” adamlar üzerinden uygulanamayacaktır. Bu cinayet Bin Selman’ı vuracak, Bin Zaid’e uzanacak, Yeni Ortadoğu planlamasını sıfırlayacaktır.

Bugün Erdoğan’ın yapacağı açıklamayı merakla bekliyorum. Çünkü ülkemiz için açıklama; cinayetin aydınlatılması, insani bir tavrın net şekilde gösterilmesi, Selman ve Zaid üzerinden Türkiye’ye müdahalelerin önünü alınması açısından çok önemlidir.

Bin Selman’ı Trump bile kurtaramaz artık…

 

ibrahim karagül

yeni şafak

Google+ WhatsApp